iskender-elif-safak

 

Elif Şafak ‘ın ilk  “Baba ve Piç”  kitabıyla tanıştım. Ardından bunu “Aşk” takip etti ve ardından “ Siyah Süt”  ve en son “ İskender” … Tüm kitaplarının benim açımdan en çarpıcı özelliği yazım tarzındaki akıcılığı, uzun cümlelerin bile kolay anlaşılırlığının yanı sıra bu tarzından hiç uzaklaşmadan okuyucuyu hikâyenin ardından sürüklemeyi başarabilmesidir.

Kitabın konusuna giriş yapmadan evvel tartışma yaratan kapağına değinmeden edemeyeceğim. Kitabı okumadan kapağı tasvir etmek güç. Ancak kitabı okuduğunuzda kapak anlam kazanıyor. Bu kadar çok eleştiri almasının nedenini ülkemizde yeni ve ilk olan , ya da marjinal olan ne varsa toplumca tepki görmesinin bir gereği olarak görünebilir. Fikir olarak erkek kılığına girip kitabına kapak olmayı güzel buldum.  Ancak yapılmış olan saç, makyaj, kostüm ile Elif Şafak’ın yüzü, bana erkek yüzünü çağrıştıramadı.

Elif Şafak çizgisini ve üretgenliğini başarılı bulduğum ve okumaktan keyif aldığım yazarlar arasında yer almakta.  Kitabın içeriğine yavaş yavaş değinecek olursam bu kitapta biraz buruk biraz hayal kırıklığı yaşadığımı ifade etmeliyim. Tüm karakterler her bir bölüm boyunca hikayenin orta yerlerinden anlatılmaya başlıyor. Kitabın son sayfalarına doğru ise bütün halkalar birleşerek nedenlerin niçinlerin olduğu çözümleniyor.

Kitabın kahramanlarının tek tek anlatımı tıpkı terzi işi gibi ince ince analizlerle işlenmiş. Hikayedeki iç hesaplaşmalar karakter analizlerini çok daha iyi anlayabilmemizi sağlıyor. Okurken fazlaca keder yüklendiğinizi ve hüzün dolu hissettiğinizi görebilirsiniz. Kurgusu gereği her bir karakterin acı dolu hayatları böyle hissetmemizi sağlıyor. Gerçeğe çok yakın ama bazı yerlerde de gerçeklikten çok uzak sahnelere tanık olabiliyorsunuz. Türk filmini anımsatır sahneler sonrası Amerikan filmlerini aratmayacak tarzdaki olaylar silsilesi bu anlamda kopukluk yaşamamıza neden olabiliyor. Kitabın tam ortasında sıradışı hayatların sıradışı tesadüflerle birleşmeye başlaması okuyucuyu asıl ana fikre bağlamak konusunda yormaya başlıyor.

Özetle ; Cemile ve Pembe kürt kökenli bir ailenin ikiz kardeşleri olarak dünyaya gelirler. Evlilik çağı gelince , İstanbul’dan gelmiş Adem isimli bir genci Pembe ile evlendirirler. Pembe ve Adem göçmen hayatı yaşamak üzere Londra’ya yerleşirler. İlk çocukları  İskender doğar. Ardından Esma ve Yunus. İskender asi ve serseri bir genç olur. Adem ve Pembe’nin evlilikleri iyi gitmemektedir. Adem’in Roxana ile tanışması iyice aileden kopmasına neden olmuştur.

Pembe bir gün Elias ile tanışır. Gün geçtikçe Elias’ın Pembe’ye olan hisleri derinleşir. Pembe’de ona karşı boş değildir ancak çekingen davranışlar sergiler. Sinemalarda buluşmaya başlarlar. Bu durumu önce Yunus farkeder ancak kimseye söylemez. Fakat Amcaları bu durumu fark edince İskender’i namuslarının kirlendiğine dair dolduruşa getirir ve töre cinayetine sebeb olur.

 

Kitabın Künyesi

Kitabın Adı : İskender
Yazarı : Elif Şafak
Yayınevi : Doğan Kitap
Sayfa Sayısı :  448
Yayınlanma Yılı : 2011

You can follow any responses to this entry through the RSS 2.0 feed. You can leave a response, or trackback from your own site.
Leave a Reply

You must be logged in to post a comment.